Hastalığın klinik olarak anlaşılabilmesi için damar içi basınçların ölçülmesi gerekiyordu. 1929 yılında Werner Forssmann, kendi kol veninden kalbine plastik bir üreter kateteri ilerleterek ilk sağ kalp kateterizasyonunu kendi üzerinde gerçekleştirdi (ve bu çılgınca deney ona daha sonra Nobel Ödülü kazandırdı). 1940'larda Andre Cournand ve Dickinson Richards bu tekniği klinik pratiğe dökerek pulmoner arter basıncının canlıda ilk kez ölçülmesini sağladılar.