Ayın vakası
‘42 yaşında bir kadın hasta, yaklaşık bir yıldır giderek artan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Önceki aylarda sadece yokuş yukarı yürürken zorlanan hasta, son haftalarda evde temizlik yaparken veya iki kat merdiven çıkarken bile nefes nefese kaldığını, zaman zaman baş dönmesi yaşadığını ifade ediyor. Hastanın tıbbi geçmişi sorgulandığında, iki yıl önce bacağında şişlikle başlayan bir pıhtılaşma ve sonrasında akciğer embolisi (akciğer damarına pıhtı atması) nedeniyle altı ay boyunca kan sulandırıcı ilaç kullandığı öğreniliyor.
Hasta ilk etapta astım veya anksiyete gibi ön tanılarla takip edilmiş ancak şikayetleri bir türlü gerilememiştir. Yapılan ayrıntılı kardiyolojik muayenesinde, ekokardiyografi ile sağ kalp boşluklarında genişleme ve pulmoner arter basıncında belirgin artış saptanıyor. Akciğer sintigrafisinde kanlanma bozuklukları izlenmesi üzerine altın standart test olan sağ kalp kateterizasyonuna alınıyor. Yapılan ölçümlerde ortalama pulmoner arter basıncının normalin çok üzerinde olduğu doğrulanıyor ve hastaya, geçirilmiş akciğer embolisine bağlı gelişen Grup 4 Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon (KTEPH) tanısı konuluyor.
Uzman konsey tarafından değerlendirilen hastanın uç damarlarındaki tıkanıklıkların açık cerrahiye uygun olmadığı, ancak girişimsel yöntemler için çok iyi bir aday olduğu belirleniyor. Hastaya hedefe yönelik riociguat tedavisi başlandıktan sonra, deneyimli girişimsel kardiyoloji ekibi tarafından aşamalı seanslar halinde Balon Pulmoner Anjiyoplasti (BPA) işlemlerine başlanıyor. Toplam dört seans süren bu işlemlerde, akciğer damarlarında organize olmuş kronik pıhtılar ve darlıklar özel balonlar yardımıyla tek tek genişletilerek akciğer kan akımı yeniden sağlıklı hale getiriliyor.
Son seansın üzerinden üç ay geçtikten sonra yapılan kontrol muayenesinde, hastanın pulmoner arter basıncının neredeyse tamamen normal sınırlara gerilediği ve sağ kalpteki yüklenme bulgularının kaybolduğu görülüyor. Artık günlük yürüyüşlerini rahatça yapabilen, çocuklarıyla nefes darlığı yaşamadan vakit geçirebilen ve merdivenleri tek nefeste çıkabilen hastanın yaşam kalitesi dramatik bir şekilde artıyor.
Bu vaka bize gösteriyor ki, geçmişte akciğerine pıhtı atmış kişilerin aylar veya yıllar sonra başlayan nefes darlıklarını asla ihmal etmemesi gerekir. KTEPH, pulmoner hipertansiyonun Balon Pulmoner Anjiyoplasti (BPA) gibi modern girişimsel yöntemlerle tamamen tedavi edilebilen veya kontrol altına alınabilen özel bir türüdür. Doğru zamanda, bu konuda uzmanlaşmış merkezlere başvurmak hayat kurtarır.’