Türk Kardiyoloji Derneği’nden Kamuoyuna ve Türk Halkına Bilgilendirme: Kolesterol

tkd.org.tr




Görsel ve yazılı yayın organları ve sosyal medyada yaygın şekilde "kolesterol geçekleri-yalanları" denilerek bilimsel dayanağı olmayan yayınlar giderek artmaktadır. Güçlü bir şekilde taraftar bulan ve sempati kazanan bu yayınlar, kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir. Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) olarak, bu yayınların halkımızın kalp-damar sağlığını ciddi şekilde attığı risk karşısında duyduğumuz kaygıyı bilimsel kanıtlarla halkımıza ve kamuoyuna sunmak bizim görevimizdir.  Nitekim Sağlık Bakanlığı da açıklamalarında bu yayınların tehlikesine karşı TKD ile benzer bir duyarlılık göstermiştir.

Kolesterolün ateroskleroz dediğimiz damar sertliğine yol açtığı, damarı tıkayan pıhtının oluşumuna giden süreçte plak içeriğinde yer aldığı ilk kez 1913’de gösterilmiştir (1,2) ve hala tıbbın en önemli 10 keşfinden biri kabul edilmektedir (2,3). 100 yılı aşkın süredir insanoğlu, kan kolesterol yüksekliğinin kalp-damar hastalıklarının gelişimi için önemli bir risk faktörü olduğunu bilmektedir.  Kanda kötü kolesterol olarak bilinen LDL-Kolesterolün yükselmesinin kalp krizleri gelişimindeki rolü artık bir hipotez değil, kanıtlanmış bir bilimsel gerçektir (2). Bu bilimsel kanıtları kısaca özetlersek:

  1. Damarı tıkayan aterom plaklarının içinde kolesterol vardır ve plağın içindeki kolesterol miktarı doğrudan kan LDL-kolesterol düzeyi ile paraleldir. Bir plağın içinde ne kadar çok kolesterol varsa, o plağın yırtılıp kalp krizine yol açması o kadar yüksek oranda gerçekleşmektedir. 

  2. Doğada bazı hayvan türlerinde kalp-damar hastalıkları görülmemektedir. Ama bu hayvanları (örn deney fareleri) aşırı kolesterolden zengin gıdalarla beslendiğinde 2-3 hafta gibi kısa sürede damarlarında yağlanma ve plaklar gelişmekte, ve bu hayvanlarda zamanla damar tıkanıklıkları oluşmaktadır. Bu deneysel damar tıkanıklıkları modelleri, dünyanın her yerinde laboratuvarlarda ilaçların etkilerini görmek için kullanılmaktadır (4).

  3. Epidemiyolojik ve toplum çalışmaları, yüzbinlerce insan üzerinde kan LDL-Kolesterol düzeylerindeki artışın doğrudan kalp damar hastalığı ve bunlara bağlı ölümlerle ilişkili olduğunu göstermiştir.  Üstelik kan LDL-kolesterol düzeyi ile kalp damar hastalığı gelişme riski paralel artmaktadır (5).

  4. Kolesterolün kalp-damar hastalıklarına yol açtığının şüphesiz en büyük kanıtı Ailevi Hiperkolesterolemi (AH) hastalığıdır (6,7,8).  Genetik olan bu hastalıkta karaciğerde kolesterolün kandan uzaklaştırılmasını sağlayan mekanizmalardaki eksiklik nedeniyle kan LDL-K düzeyi çok yüksektir. Ülkemizde sık görülen genç kalp krizleri ve erken ölümlerde AH yani LDL-kolesterol yüksekliği çok önemli bir etkendir. Sadece kolesterol yüksekliği nedeniyle bu insanlar erken yaşta kalp krizi geçirmektedirler. Homozigot dediğimiz yani hastalığı hem anne hem de babalarından alanlarda,  kalp krizleri 10 yaş öncesi dönemde başlamakta ve kan kolesterol düzeyleri düşürülmezse bu çocuklar, 30 yaşına ulaşamadan ölmektedirler.  Heterozigot olarak adlandırdığımız yani hastalığı tek ebeveynden alanlarda (ya anne ya da babadan) ise kalp krizleri 30’lu yaşlardan itibaren görülmektedir (7). Genetik olmasına rağmen AH ülkemizde çok sıktır. Her 100 ila 300 kişiden beri AH hastasıdır (9). AH’de genetik sorunun kaynağı olan kolesterol metabolizmasının ayrıntılarını ortaya çıkaran Michael Brown ve Joseph L. Goldstein bu çalışmalarından dolayı 1985 Nobel Tıp ödülüne layık görülmüşledir.

  5. İster genetik, ister çevresel nedenli olsun kolesterol yüksekliği, lipit düşürücü tedavi ile düşürüldüğünde kalp-damar hastalıklarının gelişim riski de azalmaktadır (10,11,12).  Kolesterol düşürücü tedavi ister ilaçla yapılsın (statinler, ezetimib vb) ister diğer yöntemlerle (plazmaferez-kandan kolesterol süzülmesi vb) kalp-damar hastalıklarında azalma sağlanmaktadır. Son 30 yılı aşkın sürede yüzbinlerce insanda, kolesterol düşürücü olarak kullanılan statinlerin kalp-damar hastalığı gelişimini azalttıkları, sağkalımı (hayatın uzaması) artırdıkları gösterilmiştir. Üstelik, aspirin de dahil hiçbir ilaç için statinlerde olduğu kadar bilimsel çalışma sonucu yoktur. Bunun da ötesinde, yan etki sıklığı açısından da, sanıldığının aksine, tüm çalışmalarda düşük oranda yan etki bildirilmiştir. 

Bu bilimsel çalışmalardan elde edilen sonuçlar doğrultusunda tüm kılavuzlar, kan kolesterol yüksekliğini kalp-damar hastalığı gelişimi için birincil risk faktörü olarak tanımlamakta ve bu hastalıklarından korunma için kan LDL-kolesterol düzeylerinin düşürülmesi gerektiğini vurgulamaktadır (12).  Hatta kılavuzlar, kalp-damar hastalığı olanlarda LDL- kolesterol düzeylerinin sağ-kalımı artırmak (hayatı uzatmak) amacıyla mutlaka 70 mg/dl düzeyinin altına indirilmesini önermektedirler. 

Bu kılavuzlar, aynı zamanda kan LDL-kolesterol düzeylerini yükselten beslenme şeklinin de (esas olarak doymuş yağlardan – hayvansal ve katı yağlar)  kesinlikle zararlı olduğunu belirtmektedirler. İnsan sağlığı için son derece zararlı olduğu bilinen karbon hidrattan zengin beslenme şeklinin yerine yağlı beslenmenin önerilmesi de yine halkımızda yanlış algılamaya yol açmaktadır. Günümüz bilimsel verileri karbonhidratlar kadar doymuş yağların (hayvansal ve katı yağların) da zararlı olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle bunların yerine başta zeytinyağı olmak üzere sıvı yağların tüketilmesi gerekmektedir (13).

Sonuç olarak LDL- kolesterol yüksekliği, damar sertliği dediğimiz aterosklerozu hızlandıran ve tetikleyen en önemli risk faktörüdür.  Tüm tedavi kılavuzları kalp-damar hastalıklarına karşı korunmak için LDL- kolesterol düzeylerinin düşürülmesini gerektiğini belirtmektedir.  Bu bilimsel gerçeklere rağmen ülkemizde maalesef medyadaki "kolesterol yararlıdır - statinler zararlıdır"  şeklindeki gayrı bilimsel yaklaşımlar, hastalarımızda telafisi olmayan ilaç kesimlerine yol açmaktadır.  Statin grubu kolesterol düşürücü ilaçların ara ara kesilmesinin bile kalp damar hastalıklarını ve bunlara bağlı ölümleri artırdığı gösterilmiştir (14). Toplum sağlığımız açısından ciddi bir tehdit olan bu yayınlara karşı tüm halkımızı duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Prof. Dr. Engin Bozkurt Prof. Dr. Mahmut Şahin
TKD Genel Sekreteri TKD Başkanı


Kaynaklar:

  1. Anichkov N, Chalatov S. Ueber experimentelle Cholester-insteatose und ihre Bedeutung fuer die Entstehung einiger pathologischer Prozesse. Zentrbl Allg Pathol Pathol Anat 1913;24:1–9.
  2. Konstantinov IE, Mejevoi N, Anichkov NM. Nikolai N. Anichkov and his theory of atherosclerosis. Tex Heart Inst J. 2006;33(4):417-23.
  3.  Friedman M, Friedland GW. Medicine's 10 greatest discoveries. New Haven (CT): Yale University Press; 1998.
  4. Anichkov N. Experimental arteriosclerosis in animals. In: Cowdry EV, editor, Arteriosclerosis: A survey of the problem. New York: MacMillan Publishing; 1933. P. 271–322
  5. Castelli WP, Garrison RJ, Wilson PW, Abbott RD, Kalousdian S, Kannel WB. Incidence of coronary heart disease and lipoprotein cholesterol levels. The Framingham Study. JAMA. 1986 Nov 28;256(20):2835-8.
  6. Sinan ÜY, Sansoy V. Familial hypercholesterolemia: epidemiology, genetics, diagnosis, and screening. Turk Kardiyol Dern Ars. 2014;42 Suppl 2:1-9.
  7. Özcan ÖU, Güleç S. [Heterozygous familial hypercholesterolemia]. Turk Kardiyol Dern Ars. 2014 Oct;42 Suppl 2:10-8.
  8. Kayıkçıoğlu M, Homozigot ailevi hiperkolesterolemi. Türk Kardiyol Dern Arş 2014;42 Suppl 2:19-31
  9. Kayikçioğlu M. [Editorial. Familial hypercholesterolemia]. Turk Kardiyol Dern Ars. 2014 Oct;42 Suppl 2:vii. Turkish. PubMed PMID: 25693357.
  10. Scandinavian Simvastatin Survival Study Group.Randomised trial of cholesterol lowering in 4444 patients with coronary heart disease: the Scandinavian Simvastatin Survival Study (4S), Lancet, 344 (1994), pp. 1383–1389
  11. Nissen S.E., Tuzcu E.M., Schoenhagen P., et al: Effect of intensive compared with moderate lipid-lowering therapy on progression of coronary atherosclerosis: a randomized controlled trial. JAMA 2004; 291: pp. 1071-1080
  12. Catapano AL, Graham I, De Backer G, Wiklund O, Chapman,MJ, Drexel H, et al. 2016 ESC/EAS Guidelines for the Management of Dyslipidaemias. Eur Heart J. 2016 Aug 26 [E-pub ahead of print] doi:10.1093/eurheartj/ehw272.
  13. Kayıkçıoğlu M, Özdoğan Ö. [Nutrition and cardiovascular health: 2015 American Dietary Guidelines Advisory Report]. Turk Kardiyol Dern Ars. 2015 Dec;43(8):667-72. doi: 10.5543/tkda.2015.80963. Turkish. PubMed PMID: 26717326.
  14. Bangalore S, Breazna A, DeMicco DA, Wun CC, Messerli FH; TNT Steering Committee and Investigators.. Visit-to-visit low-density lipoprotein cholesterol variability and risk of cardiovascular outcomes: insights from the TNT trial. JAm Coll Cardiol. 2015 Apr 21;65(15):1539-48. doi: 10.1016/j.jacc.2015.02.017.
Türk Kardiyoloji Derneği olarak destek verdiğimiz projeler