[English]

Türk Kardiyoloji Derneği Genç Kardiyologlar Alt Kurulu Elektronik Bülteni Yıl: 9 Sayı: 1 / 2026


Türk Kardiyoloji Derneği
Genç Kardiyologlar
Alt Kurulu

Başkan:
Dr. Ertuğrul Okuyan

Y.K. adına Koordinatör
Dr. Dursun Aras

Y.K. adına Koordinatör
Dr. Ersan Tatlı

Koordinatör
Dr. Ali Nazmi Çalık

Koordinatör Yard.
Dr. Özkan Bekler

Koordinatör Yard.
Dr. Anıl Başkurt

Yürütme Kurulu
Dr. Aylin Şafak Arslanhan
Dr. Samet Sevinç
Dr. İlke Çelikkale
Dr. Özgür Selim Ser
Dr. Elif İlkay Yüce Ersoy
Dr. Ömer Doğan
Dr. Yunus Emre Özbebek
Dr. Hande Şişman Uzunoğlan
Dr. Mehmet Akif Erdöl
Dr. Mehmet Altunova
Dr. Cem Korucu
Dr. Samet Yılmaz
Dr. Kamran İldırımlı
Dr. Murat Gökhan Yerlikaya
Dr. Ömer Işık
Dr. Görkem Ayhan
Dr. Murat Samsa
Dr. Ahmet Balun


Üyeler
Dr. Abdullah Ömer Ebeoğlu
Dr. Ahmet Onur Kocasarı
Dr. Ali Sezgin
Dr. Alican Özkan
Dr. Aykan Çelik
Dr. Aytuğ Al
Dr. Baran Yüksekkaya
Dr. Cahit Coşkun
Dr. Can Özkan
Dr. Canberk Geniş
Dr. Cemre Turgul
Dr. Cuma Yeşildaş
Dr. Deniz Dilan Naki
Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz
Dr. Doğan Ormancı
Dr. Ecem Gürses
Dr. Elmas Kaplan
Dr. Enes İsmet Erkoç
Dr. Enis Behçet Ağırdıcı
Dr. Erkan Uğuz
Dr. Esra Sadıkoğlu
Dr. Fatih Güven
Dr. Ferhat Dindaş
Dr. Furkan Durak
Dr. Furkan Külekci
Dr. Gurur Nar Sağır
Dr. Hadi Verdiyev
Dr. Hanife Katkat
Dr. Hasan Kan
Dr. Hasan Sarı
Dr. Hüseyin Emre Kuloğlu
Dr. Hüseyin Kandemir
Dr. İdris Pektaş
Dr. Kutluhan Eren Hazır
Dr. Kübra Korkmaz
Dr. Kübra Severgün Doğanay
Dr. Mehmet Hakan Uzun
Dr. Mert Pehlivan Altın
Dr. Muhammed Geneş
Dr. Muhammed Mucip Efe
Dr. Muhammed Mücahit Tiryaki
Dr. Muhammed Rıdvan Ersoysal
Dr. Muhammet Cüneyt Şeker
Dr. Muhammet Salih Ateş
Dr. Mustafa Demir
Dr. Müge Tezer
Dr. Orhan Karayiğit
Dr. Ozan Oğuz
Dr. Ömer Abdulbaki Kılıç
Dr. Rıdvan Bora
Dr. Semih Eren
Dr. Sevil Tuğrul Yavuz
Dr. Sezer Markirt
Dr. Turabi Öztekin
Dr. Veysi Can
Dr. Yusuf Demir


 


1--381--38

Türk Kardiyoloji Derneği Genç Kardiyologlar Bülteni - Ultrasound-Facilitated Catheter-Directed Thrombolysis Vs Anticoagulation Alone For Acute Intermediate-High-Risk Pulmonary Embolism: Primary Results of the HI-PEITHO Randomized Clinical Trial (Dr. Ali Nizami ELMAS)

Dr. Ali Nizami ELMAS

Ultrasound-Facilitated, Catheter-Directed Fibrinolysis for Acute Pulmonary Embolism (HI-PEITHO)

Çalışmanın Amacı

Akut pulmoner emboli, geniş bir klinik ciddiyet aralığına sahiptir ve bu nedenle tedavi yaklaşımı risk düzeyine göre belirlenmelidir (1). Hemodinamik olarak stabil olmayan hastalarda sistemik trombolitik, kateter temelli girişimler veya cerrahi embolektomi standart olarak önerilmektedir (2,3). Buna karşılık, hemodinamik olarak stabil ancak sağ ventrikül disfonksiyonu ve kötüleşme riski taşıyan orta riskli hastalarda en uygun tedavi yaklaşımı net değildir.

İntravenöz trombolitik tedavi bu grupta hemodinamik bozulmayı azaltabilse de majör kanama ve inme riskini artırmaktadır(4). Ultrason kılavuzluğunda kateter yoluyla uygulanan fibrinoliz, daha düşük doz trombolitik kullanımıyla sağ ventrikül fonksiyonunda iyileşme sağlayabilecek umut verici bir yöntemdir; ancak klinik sonuçlara etkisine dair güçlü randomize kanıtlar sınırlıdır. Bu nedenle HI-PEITHO çalışması, ultrason kılavuzluğunda kateter yoluyla uygulanan fibrinolizin antikoagülasyona eklenmesinin, yalnızca antikoagülasyona kıyasla hasta sonuçlarını iyileştirip iyileştirmediğini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır.

Metodoloji

Bu çalışma, çok uluslu, adaptif tasarımlı, açık etiketli ve birincil bileşen sonlanım noktası için kör değerlendirme içeren randomize kontrollü bir araştırma olarak yürütülmüştür. Çalışmaya, BT pulmoner anjiyografi ile doğrulanmış, sağ ventrikül/sol ventrikül çap oranı ≥1.0 ve troponin yüksekliği bulunan, ayrıca kardiyorespiratuvar stres kriterlerinden en az ikisini karşılayan (hipotansiyon, taşikardi, takipne/hipoksemi) 18–80 yaş arası orta riskli akut pulmoner emboli hastaları dahil edilmiştir. Persistan hemodinamik instabilitesi olan hastalar dışlanmıştır.

Hastalar ultrason kılavuzluğunda kateter yoluyla uygulanan fibrinoliz (alteplaz) ile antikoagülasyon uygulanan ve yalnızca antikoagülasyon (standart tedavi) uygulanan olmak üzere 1:1 oranında iki gruba randomize edilmiştir. Randomizasyon, yaş (<75 ve ≥75 yıl) ile sağ ventrikül/sol ventrikül diyastol sonu çap oranı (<1.5 ve ≥1.5) değişkenlerine göre katmanlı olarak gerçekleştirilmiştir. Müdahale grubunda işlem, EkoSonic sistemi ile gerçekleştirilmiş ve tedavinin randomizasyondan kısa süre içinde başlatılması hedeflenmiştir. Klinik sonuçlar 7. ve 30. gün takip ziyaretlerinde değerlendirilmiştir.

Çalışmanın birincil sonlanım noktası, randomizasyondan sonraki 7 gün içinde ortaya çıkan pulmoner emboliye bağlı ölüm, kardiyorespiratuvar kollaps/dekompansasyon ya da BT anjiyografi ile doğrulanmış, semptomatik, ölümcül olmayan pulmoner emboli nüksü olarak tanımlanmıştır.

Kardiyorespiratuvar kollaps veya dekompansasyon; kardiyak arrest veya kardiyopulmoner resüsitasyon gereksinimi, yeni gelişen ve organ hipoperfüzyonu ile seyreden persistan hipotansiyon (şok), ekstrakorporeal membran oksijenasyonu (ECMO) gereksinimi, entübasyon veya noninvaziv mekanik ventilasyon ihtiyacı ya da randomizasyondan 24 saat ile 7 gün arasında, 15 dakika arayla yapılan iki ölçümde National Early Warning Score (NEWS) ≥9 olması veya bu düzeyde persiste etmesi şeklinde tanımlanmıştır.

İkincil sonlanım noktaları arasında; 72 saat, 7 gün ve 30 gün içinde Uluslararası Tromboz ve Hemostaz Derneği kriterlerine göre majör kanama ve 7 gün içinde GUSTO kriterlerine göre kanama; 7 ve 30 gün içinde iskemik inme veya intrakraniyal kanama; 48±6 saat içinde sağ ventrikül/sol ventrikül çap oranındaki değişim; 7 ve 30 gün içinde tüm nedenlere bağlı ölüm; 30 gün içinde pulmoner emboli nüksü ve ciddi advers olaylar; 7 ve 30 günlerde WHO fonksiyonel sınıfı ve post-venöz tromboembolizm fonksiyonel durum skoru; ayrıca 30. günde 6 dakika yürüme mesafesi yer almaktadır.

Temel Bulgular

2021–2025 tarihleri arasında ABD ve Avrupa’daki 59 merkezde toplam 4313 hasta taranmış, bunlardan 544’ü randomize edilerek planlanan tedavi analizine dahil edilmiştir (273 müdahale, 271 kontrol). Protokol ihlali bulunan 20 hasta per-protokol analizinden çıkarılmıştır. Yedi günlük takip oranları müdahale ve kontrol gruplarında sırasıyla %97.4 ve %98.2, 30 günlük takip oranları ise %92.7 ve %92.3 olarak gerçekleşmiştir.

Hastaların ortalama yaşı 58.2±13.5 yıl olup %42.6’sı kadındır. Semptom süresi ortalama 3.7±3.4 gün, başlangıç NEWS skoru ise 6.0±1.9 olarak saptanmıştır. Müdahale grubunda hastaların %73.3’ünde tedavi randomizasyondan sonraki 2 saat içinde başlatılmıştır. Ortalama alteplaz dozu tek taraflı kateter uygulamasında 8.85 mg, bilateral uygulamada 16.92 mg olup infüzyon süresi ortalama 7.16 saattir. Her iki grupta en sık kullanılan antikoagülan ajan fraksiyone olmayan heparin olmuştur.

Birincil sonlanım olayı, müdahale grubunda %4.0, kontrol grubunda %10.3 oranında görülmüş olup müdahale lehine anlamlı azalma saptanmıştır (RR: 0.39; %95 GA: 0.20–0.77; p=0.005). Kardiyorespiratuvar dekompansasyon/kollaps oranı da müdahale grubunda daha düşük bulunmuştur (%3.7’ye karşı %10.3; RR: 0.4). Pulmoner emboliye bağlı mortalite ve 7 gün içindeki nüks açısından gruplar arasında belirgin fark izlenmemiştir. Alt grup, per-protokol ve duyarlılık analizleri, birincil sonlanım açısından elde edilen sonuçların tutarlı olduğunu göstermiştir.

Randomizasyondan sonraki 30 gün içinde majör kanama insidansı açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (%4.1’e karşı %3.0; RR: 1.4; %95 GA: 0.6–3.4; p=0.64) ve hiçbir grupta intrakraniyal kanama gözlenmemiştir. Tüm nedenlere bağlı mortalite, semptomatik pulmoner emboli nüksü ve ciddi advers olaylar açısından da gruplar arasında belirgin farklılık izlenmemiştir. 30 gün içinde toplam 9 ölüm meydana gelmiş olup bunların 4’ü pulmoner emboli ile ilişkili bulunmuştur. Müdahale grubunda, dahil edilme kriterlerine uymayan bir hastada randomizasyondan 9 gün sonra inguinal kanama nedeniyle ölüm gerçekleşmiştir.

Sağ ventrikül disfonksiyonundaki değişim (RV/LV oranı) erken dönemde değerlendirilmiş olup, müdahale grubunda kurtarma tedavisine ihtiyaç kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur (%2.9’a karşı %9.2). Hastanede kalış süresi müdahale grubunda daha kısa olmakla birlikte fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (5.77’ye karşı 6.48 gün). Yoğun bakım yatış oranı müdahale grubunda daha yüksek olmasına rağmen, yoğun bakımda kalış süresi daha kısa bulunmuştur. Fonksiyonel durum değerlendirmelerinde (WHO sınıfı ve post-VTE fonksiyonel skor) gruplar arasında belirgin fark izlenmemiştir. Otuzuncu günde 6 dakika yürüme mesafesi her iki grupta benzer olup müdahale grubunda hafif daha yüksek saptanmıştır (405 m’ye karşı 393 m).

Klinik Pratiğe Katkısı

Bu randomize kontrollü çalışmada, akut orta riskli pulmoner emboli hastalarında ultrason kılavuzluğunda kateter yoluyla uygulanan fibrinoliz ile birlikte antikoagülan tedavi, yalnızca antikoagülan tedaviye kıyasla birincil bileşik sonlanım (PE’ye bağlı ölüm, kardiyorespiratuvar dekompansasyon/kollaps veya nüks) riskini anlamlı şekilde azaltmıştır (RR: 0.39). Bu fark esas olarak müdahale grubunda kardiyorespiratuvar dekompansasyon/kollapsın daha düşük görülmesinden kaynaklanmıştır.

30 günlük izlemde majör kanama, intrakraniyal kanama ve diğer ciddi advers olaylar açısından gruplar arasında belirgin fark saptanmamıştır. Sistemik trombolitik tedavinin etkinliği bilinmekle birlikte, özellikle intrakraniyal kanama riski nedeniyle klinik kullanımı sınırlıdır. Bu bağlamda, kateter aracılı ve ultrason destekli düşük doz alteplaz uygulaması, etkinliği korurken kanama riskini azaltmayı amaçlamaktadır.

Çalışmada hasta seçimi, mevcut kılavuzlara uygun orta riskli PE tanımı ve ek kardiyorespiratuvar stres kriterleri ile daha yüksek riskli alt grubun hedeflenmesini sağlamıştır. Müdahalenin büyük oranda erken dönemde uygulanması ve standartlaştırılmış tedavi protokolleri, sonuçların güvenilirliğini desteklemektedir.
Bununla birlikte çalışmada randomizasyonun kör olmaması, düşük mortalite oranı nedeniyle alt grup analizleri ve kanama açısından güçlü çıkarımlar yapılamaması, yaşlı hasta oranının düşük olması ve merkezler arası farklılık olasılığı gibi bazı sınırlılıkları bulunmaktadır. Ayrıca kurtarma tedavisi gereksiniminin müdahale grubunda daha düşük olması, klinik kötüleşmenin önlenmesine katkı sağlamış olabilir.

Sonuç olarak, bu çalışma akut orta riskli pulmoner emboli hastalarında ultrason destekli kateter yönlendirmeli fibrinoliz ile antikoagülasyon kombinasyonunun, yalnızca antikoagülasyona kıyasla 7 gün içinde pulmoner emboliye bağlı ölüm, kardiyorespiratuvar dekompansasyon/kollaps veya semptomatik nüks riskini azalttığını ve majör kanama komplikasyonları açısından iki grup arasında belirgin fark bulunmadığını göstermektedir. Bu bulgular, söz konusu yaklaşımın etkin ve güvenli bir tedavi seçeneği olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, sonuçların daha etnik açıdan çeşitli popülasyonlarda farklılık gösterebileceği göz önünde bulundurulmalı; ayrıca diğer kateter bazlı girişimler veya düşük doz sistemik fibrinoliz ile benzer sonuçların elde edilip edilemeyeceği henüz netlik kazanmamıştır. Bu alanda yürütülen ve devam eden çalışmaların, mevcut verilerle birlikte gelecekteki kılavuz önerilerine katkı sağlaması beklenmektedir.

Bu çalışma, orta riskli pulmoner emboli hastalarında Ultrason kılavuzluğunda kateter yoluyla uygulanan fibrinolizin erken klinik kötüleşmeyi azaltabileceğini ve güvenlik açısından kabul edilebilir bir profil sunduğunu göstermektedir. Elde edilen veriler umut verici olmakla birlikte bu bulguların doğrulanması ve klinik uygulamadaki yerinin netleştirilmesi için daha geniş ölçekli ve uzun dönem sonuçları içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.

Kaynaklar
1.Piazza G. Advanced Management of Intermediate- and High-Risk Pulmonary Embolism. J Am Coll Cardiol. 2020 Nov;76(18):2117–27. doi:10.1016/j.jacc.2020.05.028

2.Giri J, Sista AK, Weinberg I, Kearon C, Kumbhani DJ, Desai ND, et al. Interventional Therapies for Acute Pulmonary Embolism: Current Status and Principles for the Development of Novel Evidence: A Scientific Statement From the American Heart Association. Circulation. 2019 Nov 12;140(20). doi:10.1161/CIR.0000000000000707

3.Goldberg JB, Giri J, Kobayashi T, Ruel M, Mittnacht AJC, Rivera-Lebron B, et al. Surgical Management and Mechanical Circulatory Support in High-Risk Pulmonary Embolisms: Historical Context, Current Status, and Future Directions: A Scientific Statement From the American Heart Association. Circulation. 2023 Feb 28;147(9). doi:10.1161/CIR.0000000000001117

4. Meyer G, Vicaut E, Danays T, Agnelli G, Becattini C, Beyer-Westendorf J, et al. Fibrinolysis for Patients with Intermediate-Risk Pulmonary Embolism. New England Journal of Medicine. 2014 Apr 10;370(15):1402–11. doi:10.1056/NEJMoa1302097


1--38

 2026 © Bu sitenin tüm hakları Türk Kardiyoloji Derneğine aittir.