[English]

Türk Kardiyoloji Derneği Genç Kardiyologlar Alt Kurulu Elektronik Bülteni Yıl: 5 Sayı: 6 / 2022


Türk Kardiyoloji Derneği
Genç Kardiyologlar
Alt Kurulu

Başkan:
Dr. Muzaffer Değertekin

Y.K. adına Koordinatör
Dr. Ertuğrul Okuyan

Y.K. adına Koordinatör
Dr. Can Yücel Karabay

Üyeler
Dr. Adem Aktan
Dr. Gülşah Aktüre
Dr. Bayram Arslan
Dr. İnanç Artaç
Dr. Ahmet Oğuz Aslan
Dr. Görkem Ayhan
Dr. Ahmet Anıl Başkurt
Dr. Özkan Bekler
Dr. Oğuzhan Birdal
Dr. Yusuf Bozkurt Şahin
Dr. Serkan Bulgurluoğlu
Dr. Ümit Bulut
Dr. Veysi Can
Dr. Mustafa Candemir
Dr. Murat Çap
Dr. Göksel Çinier
Dr. Ali Çoner
Dr. Yusuf Demir
Dr. Ömer Furkan Demir
Dr. Murat Demirci
Dr. Ayşe İrem Demirtola Mammadli
Dr. Süleyman Çağan Efe
Dr. Mehmet Akif Erdöl
Dr. Kubilay Erselcan
Dr. Kerim Esenboğa
Dr. Duygu Genç
Dr. Kemal Göçer
Dr. Elif Güçlü
Dr. Arda Güler
Dr. Duygu İnan
Dr. Hasan Burak İşleyen
Dr. Muzaffer Kahyaoğlu
Dr. Sedat Kalkan
Dr. Yücel Kanal
Dr. Özkan Karaca
Dr. Ahmet Karaduman
Dr. Mustafa Karanfil
Dr. Ayhan Kol
Dr. Fatma Köksal
Dr. Mevlüt Serdar Kuyumcu
Dr. Yunus Emre Özbebek
Dr. Ahmet Özderya
Dr. Yasin Özen
Dr. Ayşenur Özkaya İbiş
Dr. Çağlar Özmen
Dr. Selvi Öztaş
Dr. Hasan Sarı
Dr. Serkan Sivri
Dr. Ali Uğur Soysal
Dr. Hüseyin Tezcan
Dr. Nazlı Turan
Dr. Berat Uğuz
Dr. Örsan Deniz Urgun
Dr. İdris Yakut
Dr. Mustafa Yenerçağ
Dr. Mehmet Fatih Yılmaz
Dr. Yakup Yiğit
Dr. Mehmet Murat Yiğitbaşı

Bülten Editörleri
Dr. Muzaffer Değertekin
Dr. Bülent Mutlu
Dr. Süleyman Çağan Efe
Dr. Göksel Çinier
Dr. Duygu İnan
Dr. Sedat Kalkan

Katkıda Bulunanlar
Dr. Onur Akhan
Dr. Fatih Aksoy
Dr. Derya Baykiz
Dr.  İlyas Çetin
Dr. Uğur Ozan Demirhan
Dr. Elif Ayduk Gövdeli
Dr. Mustafa Ferhat Keten
Dr. Bengisu Keskin Meriç
Dr. İbrahim Halil Özdemir
Dr. Mehmet Arslan
Dr. Hüseyin Durak
Dr. Levent Pay


 



6--146--14

Türk Kardiyoloji Derneği Genç Kardiyologlar Bülteni - Rivaroxaban in Rheumatic Heart Disease – Associated Atrial Fibrillation (Dr. Levent Pay)

Yorumlayan: Dr. Levent Pay

Makale: Rivaroxaban in Rheumatic Heart Disease – Associated Atrial Fibrillation

Link: doi: 10.1056/NEJMoa2209051.

Yayınlandığı Kongre: ESC 2022

Giriş:

Atriyal fibrilasyonu olan hastalar, intraserebral dolaşımı embolize edebilen sol atriyumda trombüs oluşumu nedeniyle embolik inme için yüksek risk altındadır. Yüksek gelirli ülkelerde, atriyal fibrilasyon gelişimi çoğunlukla hipertansiyon, iskemik kalp hastalığı veya ileri yaşın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bununla birlikte, düşük ve orta gelirli ülkelerde romatizmal kalp hastalığı, atriyal fibrilasyonun önemli bir nedeni olmaya devam etmektedir. Randomize çalışmalar, atriyal fibrilasyonu olan hastalarda inmeyi önlemede K vitamini antagonistlerinin etkinliğini göstermiştir. Birçok diyet ve farmakolojik etkileşim olmasının yanında INR ile antikoagülasyon durumunu izlemek için düzenli kan örneklemesi gerekliliği, vitamin K antagonisti tedavisinin en büyük zorluklarındandır. Randomize klinik çalışmalar, bu K vitamini antagonisti olmayan oral antikoagülanların (NOAC), inmeyi önlemede K vitamini antagonisti tedavisi kadar etkili olduğunu ve daha düşük kafa içi kanama riskine sahip olduğunu göstermiştir. Ancak NOAC’ları araştıran bu büyük çalışmalarda romatizmal kalp kapak hastalığı ile ilişkili atriyal fibrilasyonu bulunan hastalar hariç tutulmuştur. Bu nokta INVICTUS çalışmasının arka planını oluşturmaktadır. Bu düşünceler temelinde, Afrika, Latin Amerika ve Asya'da romatizmal kalp hastalığı ile ilişkili atriyal fibrilasyonu olan hastalarda, faktör Xa inhibitörü rivaroksabanın etkinliğini ve güvenliğini vitamin K antagonist tedavisine kıyasla değerlendirmek için randomize, non-inferior bir çalışma gerçekleştirilmiştir.

Yöntem:

Bu amaçla atriyal fibrilasyonu bulunan ve ekokardiyografik olarak romatizmal kapak hastalığı saptanmış hastalardan aşağıdakilerden en az birine sahip olanlar çalışmaya dahil edilmiştir;

  1. CHA2DS2VASc skoru en az 2 olan,
  2. Mitral kapak alanı 2 cm2’den fazla olmayan,
  3. Spontan eko kontrast bulunan,,
  4. Sol atriyal trombüs bulunan.

Dışlama kriterleri, mekanik kalp kapakçığı varlığı veya takip eden 6 ay içinde kalp kapakçığı alma olasılığı, ikili antitrombosit tedavi kullanımı, ciddi böbrek yetmezliği ve CYP3A4 ve P-glikoproteinin güçlü inhibitörleri ile tedavi olarak belirlenmiştir. Hastalar randomizasyondan 1 ay sonra ve sonrasında 6 ayda bir takibe alınmıştır. Primer sonlanım noktası olarak, inme, sistemik emboli, miyokard enfarktüsü veya vasküler (kardiyak veya kardiyak olmayan) veya bilinmeyen nedenlerden kaynaklanan ölümün birleşimi belirlenmiştir. Rivaroksaban tedavisinin vitamin K antagonisti tedavisine göre non-inferior olacağı varsayılmıştır. Primer güvenlik noktası olarak ise Uluslararası Tromboz ve Hemostaz Derneği'ne göre majör kanama olarak belirlenmiştir.

Bulgular:

Ağustos 2016'dan Eylül 2019'a kadar, 24 ülkedeki 138 deneme merkezinden toplam 4565 hasta kaydedilmiştir. Rivaroksaban grubuna toplam 2292 hasta atanırken, 2273 hasta vitamin K antagonisti grubuna atanmıştır. Ortalama hasta yaşı 50,5 iken; hastaların %72,3’ü kadındır. Tedavi amacına yönelik analizde, rivaroksaban grubundaki 560 hastada ve K vitamini antagonisti grubundaki 446 hastada primer sonlanım olayı görülmüştür (orantılı tehlike oranı, 1.25; 95% güven aralığı [CI], 1.10 ile 1.41).

Kısıtlı ortalama sağkalım süresi, rivaroksaban grubunda 1599 gün ve K vitamini antagonisti grubunda 1675 gün olarak izlenmiştir (fark, -76 gün; %95 güven aralığı [CI], P<0,001). Rivaroksaban grubunda, vitamin K antagonist grubuna göre daha yüksek bir ölüm insidansı meydana gelmiştir. Majör kanama oranında gruplar arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır.

Sonuç:

Çalışmada, romatizmal kalp hastalığı ile ilişkili atriyal fibrilasyonu olan hastalar arasında, K vitamini antagonisti tedavisinin, daha yüksek bir kanama oranı olmaksızın, rivaroksaban tedavisine göre daha düşük bir kardiyovasküler olay veya ölüm oranı bileşimini sağladığı gösterilmiştir.

Tartışma:

Romatizmal kalp hastalığı ile ilişkili olmayan atriyal fibrilasyonu olan hastalarda, rivaroksaban veya diğer faktör Xa inhibitörleri ile tedavinin, hemorajik inme riskinde büyük bir azalma ile inmenin önlenmesi için varfarin tedavisinden daha düşük olmadığı gösterilmiştir. Atriyal fibrilasyonu ve biyoprotez mitral kapağı olan hastalarda rivaroksabanı, K vitamini antagonisti tedavisiyle karşılaştıran randomize bir çalışma, 1 yıllık takipte rivaroksaban inme riskinin daha düşük olduğunu ve mortalitede anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, mevcut denemenin sonuçları beklenmedik olmuştur. Bu bulgular için olası açıklamalar arasında, iki gruptaki inme oranları beklenenden daha düşük olduğu için bu çalışmanın inme üzerine gücünün zayıf olması düşünülebilir. Ayrıca vitamin K antagonisti grubundaki hastalar, INR kontrolünün aylık olarak izlenmesi gerektiğinden, rivaroksaban grubuna göre daha fazla doktor etkileşimine sahiptiler. Bu durum daha iyi genel bakım ve daha az felç ve ölümle sonuçlanan vitamin K antagonisti grubunu açıkayabilir. Rivaroksaban grubundaki hastalar INR'nin izlenmediğini bildikleri için rivaroksaban tedavisine uyumun, K vitamini antagonisti tedavisinden daha kötü olması da olasıdır.


6--14

 2024 © Bu sitenin tüm hakları Türk Kardiyoloji Derneğine aittir.