[Türkçe]

Turkish Society of Cardiology Cardiooncology Bulletin Year: 1 Number: 3 / 2023


Turkish Society of Cardiology
Cardiooncology

President:
Dr. Cafer Sadik Zorkun
Coordinator for the
Board of Directors
Dr. Ahmet Çelik

Members
Dr. Aziz Yalçin
Dr. Belma Kalayci
Dr. Burcu Uludag
Dr. Damla Raimoglu
Dr. Derya Baykiz
Dr. Ece Çelebi Coskun
Dr. Erdogan Sökmen
Dr. Ertan Ökmen
Dr. Eser Açikgöz
Dr. Fadime Bozduman
Dr. Fakhriyya Ismayilova
Dr. Fatih Kardas
Dr. Imran Ceren
Dr. Kadriye Gayretli Yayla
Dr. Murat Çimci
Dr. Nursen Keles
Dr. Ömer Kümet
Dr. Perihan Bilen
Dr. Selahattin Türen
Dr. Sevim Türkday
Dr. Sennur Ünal
Dr. Sükriye Uslu
Dr. Tolga Kunak
Dr. Yesim Akin
Dr. Yusuf Ziya Sener
Dr. Zehra Güven Çetin
Dr. Zeynep Çolakoglu Gevher
Contributors
Dr. Yusuf Ziya Şener
Dr. Ayşe İrem Demirtola
Dr. Müge Akbulut Koyuncu
Dr. Bilge Nazar Ateş


 



3--3

Anti-HER2 Tedavisi Alan Meme Kanseri Hastalarında Kardiyak Parametrelerin MRG ile Uzun Vadeli DeğerlendirilmesiTürk Kardiyoloji Derne?i Genç Kardiyologlar Bülteni - Anti-HER2 Tedavisi Alan Meme Kanseri Hastalarında Kardiyak Parametrelerin MRG ile Uzun Vadeli Değerlendirilmesi (Dr. Müge Akbulut Koyuncu) Document

Anti-HER2 Tedavisi Alan Meme Kanseri Hastalarında Kardiyak Parametrelerin MRG ile Uzun Vadeli Değerlendirilmesi

Longitudinal assessment of cardiac parameters through MRI in breast cancer patients treated with anti-HER2 therapy (Cheng et al, European Radiology Experimental 2023)

Dr. Müge Akbulut Koyuncu

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı

İnsan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2’nin (HER2) ekstra-sellüler bölge 4’üne bağlanan bir antikor olan trastuzumab, HER2(+) meme kanseri hastalarında uzun dönem prognozu anlamlı olarak iyileştirmektedir. HER2 ekstra-sellüler bölge 2’ye bağlanan pertuzumab ise gerek erken gerekse metastatik meme kanserinde oldukça iyi etkinlik göstermekte olup, HER2(+) meme kanseri tedavisinin bir parçası haline gelmeye başlamıştır. Oldukça etkin anti-kanser ilaçlar olmalarına karşın, her 2 ajanın da kardiyotoksisitesi kullanımlarını sınırlamaktadır. Subklinik kardiyotoksisitenin, sistolik fonksiyonda belirgin düşüş ve buna bağlı olarak anti-kanser tedavide kesintiler meydana gelmeden önce erken dönemde saptanması, kardiyoprotektif tedavinin vakitlice başlanmasına olanak sağlamak açısından önemlidir. Bu amaçla kullanılan görüntüleme yöntemlerinin başında ise kardiyak manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gelmektedir. Bu çalışmada; antrasiklin-bazlı olmayan kemoterapi ile kombine olarak trastuzumab ve/veya pertuzumab tedavisi alan HER2(+) meme kanseri hastalarının tedavi başlangıcında ve tedavinin başlangıcından 3 ay sonra kardiyak MRG’leri yapılmıştır. Çalışmanın amacı; hastalarda sol ventrikülde erken dönemde meydana gelen hacimsel, fonksiyonel ve doku özelliklerine dair değişiklikleri incelemektir.

Bu prospektif çalışmada, hastalar taksan ve karboplatinden oluşan kemoterapi rejiminin yanı sıra sadece trastuzumab ya da trastuzumab+pertuzumab (dual anti-HER2 grubu) tedavisi alacak şekilde iki gruba ayrılmıştır. Daha önceden antrasiklin-bazlı kemoterapi alan hastalar çalışma dışı tutulmuştur. Tedavi başlangıcında ve tedavi başlangıcından 3 ay sonra hastaların kardiyak MRG’leri yapılmıştır. Kemoterapi ilişkili kardiyotoksisite (KTİKT); kontrol MRG’de sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunda (SVEF) <%55 olacak şekilde >%10 düşüş veya global longitudinal strain (GLS) değerinde >%15 değişiklik olarak tanımlanmıştır. GLS değerinde bazale göre %15 rölatif düşüş ise erken sol ventrikül subklinik disfonksiyonunun bir belirteci olarak değerlendirilmiştir.

16 tanesi trastuzumab+pertuzumab, 8 tanesi ise trastuzumab kolunda yer alacak şekilde toplamda 24 hasta çalışmaya dahil edilmiştir (ortalama yaş±standard deviasyon, 47±11). Takipte 6 hastada (%25) KTİKT meydana gelmiş olup yalnızca 1 hastada semptomatik kalp yetmezliği gelişmiştir. 6 hastanın 5’i dual tedavi (trastuzumab+pertuzumab), 1’i ise tekli tedavi (trastuzumab) kolundadır. Takipte SVEF, kardiyak indeks ve atım hacim indeksi değerlerinde anlamlı düşüş meydana gelmiştir (sırasıyla %63 vs. %59, 3.20 mL/m2 vs. 2.86 mL/m2, 42.3 mL/m2 vs. 36.8 mL/m2). Sol ventrikül sistol sonu hacim indeksi takipte anlamlı ölçüde artarken, sol ventrikül diyastol sonu hacim indeksinde ve sol ventrikül kütle indeksinde anlamlı değişiklik izlenmemiştir. Takipte global radial strain (GRS), global sirkumferensiyal strain (GCS) ve global longitudinal strain (GLS) değerlerinde anlamlı azalma saptanmıştır (sırasıyla %33.2 vs. %29.3, %-18.8 vs. %-17.4, %-16 vs. %-15). Herhangi bir MRG parametresi açısından, dual ve tekli tedavi kolları arasında anlamlı fark izlenmemiştir.

Sonuç olarak, bu hasta grubunda sistolik disfonksiyon oldukça yaygındır. Myokard strain değerlerinde meydana gelen değişiklikler, istatistiksel olarak anlamlılık düzeyine ulaşamasa da, dual anti-HER2 tedavi kolunda daha belirgindir. MRI aracılı kardiyotoksisite takibi, dual anti-HER2 tedavisi alan hastalarda kardiyoprotektif tedavinin vaktinde başlanması ve anti-kanser tedavide meydana gelebilecek kesintileri azaltmada yararlı bir seçenek olabilir.


3--3

 2026 © Turkish Society of Cardiology.