[Türkçe]

Turkish Society of Cardiology Cardiooncology Bulletin Year: 1 Number: 2 / 2023


Turkish Society of Cardiology
Cardiooncology

President:
Dr. Cafer Sadik Zorkun
Coordinator for the
Board of Directors
Dr. Ahmet Çelik

Members
Dr. Aziz Yalçin
Dr. Belma Kalayci
Dr. Burcu Uludag
Dr. Damla Raimoglu
Dr. Derya Baykiz
Dr. Ece Çelebi Coskun
Dr. Erdogan Sökmen
Dr. Ertan Ökmen
Dr. Eser Açikgöz
Dr. Fadime Bozduman
Dr. Fakhriyya Ismayilova
Dr. Fatih Kardas
Dr. Imran Ceren
Dr. Kadriye Gayretli Yayla
Dr. Murat Çimci
Dr. Nursen Keles
Dr. Ömer Kümet
Dr. Perihan Bilen
Dr. Selahattin Türen
Dr. Sevim Türkday
Dr. Sennur Ünal
Dr. Sükriye Uslu
Dr. Tolga Kunak
Dr. Yesim Akin
Dr. Yusuf Ziya Sener
Dr. Zehra Güven Çetin
Dr. Zeynep Çolakoglu Gevher
Contributors
Dr. Emre Özmen
Dr. Ezgi Deniz Gökçe
Dr. Ömer Işık
Dr. Sude Cesaretli


 



2--2

Multiparametric Early Detection and Prediction of Cardiotoxicity Using Myocardial Strain, T1 and T2 Mapping, and Biochemical MarkersTürk Kardiyoloji Derne?i Genç Kardiyologlar Bülteni - Multiparametric Early Detection and Prediction of Cardiotoxicity Using Myocardial Strain, T1 and T2 Mapping, and Biochemical Markers (Dr. Sude Cesaretli)

Miyokardiyal Strain, T1 ve T2 Haritalama ve Biyokimyasal Belirteçler Kullanarak Kardiyotoksisitenin Multiparametrik Erken Tespiti ve Tahmini

Multiparametric Early Detection and Prediction of Cardiotoxicity Using Myocardial Strain, T1 and T2 Mapping, and Biochemical Markers

Giusca S, Korosoglou G, Montenbruck M, et al. Multiparametric Early Detection and Prediction of Cardiotoxicity Using Myocardial Strain, T1 and T2 Mapping, and Biochemical Markers: A Longitudinal Cardiac Resonance Imaging Study During 2 Years of Follow-Up. Circ Cardiovasc Imaging. 2021 Jun;14(6):e012459.

Dr. Sude Cesaretli
Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kanser tedavisinin kardiyotoksik etkilerine bağlı gelişen kardiyak hasar, özellikle ?5 yıllık kür sonrası yaygın bir ölüm nedeni olabilir. Bu nedenle kardiyotoksisitenin erken tespiti önemlidir. Bu çalışmada, kardiyovasküler manyetik rezonans (KMR) ile T1, T2 haritalama ve fast-strain-encoded (SENC) görüntü ile global longitudinal strain (GLS) ve bölgesel strain değerlendirmenin; klinik ve subklinik kardiyotoksisite (Sub-CTX) geliştiren hastaları doğru bir şekilde tanımlayabildiği ve aynı zamanda tek bağımsız öngörücü olduğu bulunmuştur.

Çalışmaya, meme kanseri, non-Hodgkin lenfoma (NHL), Hodgkin lenfoma (HL) ve küratif amaçla kemoterapi alan hastalar dahil edilmiştir. Dışlama kriterleri; yaş <18 veya >80, bilgilendirilmiş onam verememe, gebelik, kemoterapi öyküsü, KMR incelemesi için kontrendikasyon varlığı ve GFR <30 mL/(kg·m2) olan böbrek yetmezliği olarak belirlenmiştir. Hastalara tedavi öncesi bazal NT-proBNP, troponin I ölçümü ve KMR incelemesi yapılmıştır. Fast –SENC görüntüleme ile sirkümferensiyal ve longitudinal strain değeri ? %17 olan segment sayısının toplam segment sayısı olan 37’ye bölünmesi ile normal miyokard yüzdesi ölçülmüştür.

Meme kanseri tanılı hastalar; epirubisin, siklofosfamid, paklitaksel ile ve HER2+ olanlar ek olarak trastuzumab tedavisi almışlardır. NHL hastaları siklofosfamid, doksorubisin, vinkristin, prednizon ve rituximab ile tedavi edilmiştir. KMR incelemesi 3 ila 6 aylık aralıklarla veya 150 mg/m2'den daha yüksek kümülatif bir antrasiklin dozuna ulaşıldığında veya klinik olarak endike olduğunda yapılmıştır. KMR ile; hızlı SENC ve T1 ve T2 haritalaması yoluyla strain de dahil olmak üzere morfoloji ve fonksiyon değerlendirmesi yapılmıştır. Kardiyotoksisite; kalp yetersizliği semptomlarının geliştiği hastalarda LVEF'nin ? %10 düşmesi veya ?%53 olması şeklinde tanımlanmıştır. Sub-CTX, asemptomatik olan hastalarda başlangıç ?? global longitudinal straine (GLS) kıyasla ortalama GLS değerinde en az %15'lik bir azalma varlığı olarak tanımlanmıştır.

61 hastanın 47'sinde (%77) meme kanseri, 11'inde (%18) NHL ve 3'ünde (%5) HL tanısı mevcuttu.  Dokuz (%15) hastada kardiyotoksisite gelişti ve bu hastalar daha yaşlıydı (66±10, P =0.02), daha yüksek T1 değerlerine ve daha düşük normal miyokard yüzdesine sahipti (%67±8). Antrasiklin alan 60 (%98), taksan alan 47 (%77), monoklonal antikor alan 18 (%30) ve alkilleyici ajan alan 17 (%28) hasta mevcuttu. Daha az hasta (%8) radyoterapi aldı. 9 hastada sub-CTX ve takiben kardiyotoksisite gelişmiş olup, sub-CTX sadece 26 (%43) hastada saptandı ve diğer hastalarda kardiyotoksisite izlenmedi. Normal miyokard yüzdesi (%); kardiyotoksisite ve sub-CTX’i saptamada T1, T2 görüntülere kıyasla troponin I’nın yanı sıra daha yüksek doğruluk gösterdi. Ek olarak, bazal normal miyokard yüzdesi (%), takipte kardiyotoksisite gelişen hastaları (P<0.001) doğru bir şekilde tanımladı ve diğer belirteçlerde bu ilişki gösterilemedi. Kardiyotoksisite veya sub-CTX gelişen 35 hastanın 24'ünde (%69) takip eden KMR taramalarının en az birinde kardiyak fonksiyonlarda düzelme (recovery) bulguları izlendi.

Ekokardiyografi ile strain ölçümünün subCTx tanısındaki değeri kanıtlanmıştır. Kardiyak biyobelirteçler de subCTx’in göstergeleri olarak görülmektedir ve yüksek troponin düzeyleri, kardiyotoksisite sonrası LVEF'de düzelme olmayacak hastaları predikte etmektedir. NT-proBNP kardiyotoksisitenin erken tanınmasına yardımcı olabilir.

Sonuç olarak; seri fast-SENC KMR, kardiyotoksisite gelişimini öngörebilir ve subklinik kardiyotoksisiteyi geleneksel KMR parametrelerinden ve biyokimyasal belirteçlerden daha erken ve daha yüksek doğrulukla saptayabilir. 


2--2

 2026 © Turkish Society of Cardiology.