|
Turkish Society of Cardiology Cardiooncology
President:
Dr. Cafer Sadik Zorkun
Coordinator for the Board of Directors
Dr. Ahmet Çelik
Members
Dr. Aziz Yalçin
Dr. Belma Kalayci
Dr. Burcu Uludag
Dr. Damla Raimoglu
Dr. Derya Baykiz
Dr. Ece Çelebi Coskun
Dr. Erdogan Sökmen
Dr. Ertan Ökmen
Dr. Eser Açikgöz
Dr. Fadime Bozduman
Dr. Fakhriyya Ismayilova
Dr. Fatih Kardas
Dr. Imran Ceren
Dr. Kadriye Gayretli Yayla
Dr. Murat Çimci
Dr. Nursen Keles
Dr. Ömer Kümet
Dr. Perihan Bilen
Dr. Selahattin Türen
Dr. Sevim Türkday
Dr. Sennur Ünal
Dr. Sükriye Uslu
Dr. Tolga Kunak
Dr. Yesim Akin
Dr. Yusuf Ziya Sener
Dr. Zehra Güven Çetin
Dr. Zeynep Çolakoglu Gevher
Contributors Dr. Emre Özmen
Dr. Ezgi Deniz Gökçe
Dr. Ömer Işık
Dr. Sude Cesaretli
|
| |
|
 Serial Cardiovascular Magnetic Resonance Strain Measurements to Identify Cardiotoxicity in Breast Cancer Comparison with EchocardiographyTürk Kardiyoloji Derne?i Genç Kardiyologlar Bülteni - Serial Cardiovascular Magnetic Resonance Strain Measurements to Identify Cardiotoxicity in Breast Cancer Comparison with Echocardiography (Dr. Ömer Işık)Meme Kanserinde Kardiyotoksisiteyi Tanımlamak için Seri Kardiyovasküler Manyetik Rezonans Strain Ölçümlerinin Ekokardiyografi ile Karşılaştırılması
Serial Cardiovascular Magnetic Resonance Strain Measurements to Identify Cardiotoxicity in Breast Cancer Comparison with Echocardiography
Houbois CP, Nolan M, Somerset E, et al. Serial Cardiovascular Magnetic Resonance Strain Measurements to Identify Cardiotoxicity in Breast Cancer: Comparison With Echocardiography. JACC Cardiovasc Imaging. 2021 May;14(5):962-974.
Dr. Ömer Işık
Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı
Antrasiklin ve trastuzumab tedavisi alan HER2+ kadınlar, tedaviye bağlı kardiyak disfonksiyon gelişimi açısından risk altındadır. Bu riski azaltmak ve kanser tedavisinin kesintiye uğramasını önlemek için erken miyokardiyal disfonksiyon tanımlanmalı ve uygun şekilde yönetilmelidir. Bu çalışmada transtorasik ekokardiyografi (TTE) ve kardiyak manyetik rezonans (KMR) strain bulguları karşılaştırılmıştır.
Çalışmaya adjuvan radyoterapi ile veya tek başına antrasiklin veya trastuzumab ile ardışık tedavi alan HER2+ evre 1-3 meme kanseri tanılı 18 yaş ve üzeri 125 hasta dahil edilmiştir. KMR için kontrendikasyonu bulunanlar, 1 yıldan daha kısa yaşam beklentisi olanlar, başka onkolojik çalışmada yer alanlar, önceden antrasiklin tedavisi alanlar, bilinen kalp hastalığı olanlar (miyokard infarktüsü, kalp yetmezliği) çalışmaya dahil edilmemiştir.
Antrasiklin tedavisine başlamadan önce (başlangıç), antrasiklin tedavisinin sonunda 3. ayda, trastuzumab tedavisinden önce (3. ayda), 6., 9. ve 15. ayda KMR görüntülemesi yapıldı. KMR ile aynı günde ve ek olarak trastuzumab tedavisinin 9. ayında ve tüm tedavinin 12. ayında TTE yapıldı. KMR ve TTE’de LV volümü, LV ejeksiyon fraksiyonu (LVEF), LV longitüdinal strain (GLS) ve sol ventrikül sirkumferansiyel strain (GCS) ölçümleri alındı.
Ortalama yaş 50,9 olup, kötü görüntü kalitesi nedeniyle 37 hastada, artefakt nedeniyle 4 hastada KMR ile değerlendirilme yapılamadı. Aynı nedenlerle 40 hastada GLS, 25 hastada GCS değerlendirmesi yapılamadı. Ortalama EF değerleri KMR için %63±4, TTE için %60±3 olarak ölçüldü. 3 hastada KMR ile ölçülen LVEF <%55 olarak hesaplandı. Takip süresi boyunca TTE ve KMR ile hesaplanan EF değerinde düşüş izlendi ve trastuzumab tedavisinin 3. ayında en düşük seviyeye ulaşıldı. Bununla eş zamanlı olarak LVEDV, LVESV ve KMR LV kütlesinde anlamlı bir artış izlendi.
Kanser tedavisi ilişkili kardiyak disfonksiyon, kalp yetersizliği semptomları yoksa tedavi başlangıcından sonraki herhangi bir zamanda ?10% düşüş veya kalp yetersizliği semptomları varken ?5% düşüş ve LVEF %55’in altında izlenmesi olarak tanımlandı. ESC ve ASE CTRCD tanımlarına göre post-hoc duyarlılık analizi yapıldı.
Hastaların KMR’a göre %28’inde, TTE’ye göre %22’sinde CTRCD gözlendi. KMR ile 1 hastada (%3) 3. ayda, 14 hastada (%40) 6. ayda, 12 hastada (%34) 9. ayda ve 8 hastada (%23) hemen trastuzumab tedavisinden sonra CTRCD izlendi. Ortalama LVEF %50,7 idi. CMR-GLS/GCS, 2D GLS ve GCS’deki göreceli değişiklikler CTRCD için ön görücüleriydi.
Tek başına veya LVEF/LVESVi ile kombinasyon halinde 2D strain ölçümü, sonraki CTRCD için KMR strain yöntemlerine kıyasla başlangıç klinik risk faktörlerine göre yaklaşık 2 kat daha fazla prognostik değer sağladı. Strain yöntemleri arasında, 2D-GLS, CTRCD ile en tutarlı ilişkiye sahipti ve prognoz için temel klinik risk faktörlerine göre en büyük artımlı değeri sağladı. GLS ile bir önceki ölçüm değerine göre %15’lik azalma bir sonraki kontrolde CTRCD gelişme ihtimalini %133 arttırdı ve bu oran CMR-GLS/GCS için %47/%50 idi.
Sonuç olarak HER2+ erken evre meme kanseri olan kadınlarda, KMR ve 2D strainde daha erken ve rölatif değişiklikler ile LVEF ve LVESVi'deki başlangıca göre değişiklikler CTRCD gelişimi açısından prognostiktir. Bununla birlikte, 2D-LVEF veya LVESVi'deki küçük prognostik değişikliklerin, hassasiyetle ilgili zorluklar nedeniyle güvenilir bir şekilde ölçülemeyeceği göz önüne alındığında GLS, CTRCD gelişimini ön görmek için en uygun yöntemdir.

|