|
![]() |
| Türk Kardiyoloji Derneği Koruyucu Kardiyoloji ve Ateroskleroz Çalışma Grubu Elektronik Bülteni Yıl: 2 Sayı: 2 / 2026 |
|
VESALIUS-CV: Önceki MI veya İnme Olmadan Yüksek Riskli Hastada Evolocumab Prof. Dr. Erdal Belen Çalışmanın kısa özeti VESALIUS-CV, ateroskleroz bulgusu veya yüksek riskli diyabeti olan; ancak daha önce miyokard infarktüsü (MI) ya da inme geçirmemiş hastalarda PCSK9 inhibitörü evolocumabın klinik olayları azaltıp azaltmadığını test eden, çift kör, randomize, plasebo kontrollü büyük bir sonlanım çalışmasıdır. Çalışma, klasik anlamda ikincil korunmaya girmeyen fakat aterosklerotik kardiyovasküler hastalık riski belirgin yüksek olan popülasyonda yoğun LDL-K düşürmenin klinik karşılığını göstermesi açısından önemlidir. Sonuçların klinik anlamı Çalışmanın ana mesajı şudur: LDL-K düşüşü yalnızca önceki MI veya inme sonrası değil, aterosklerozu veya yüksek riskli diyabeti olan seçilmiş hastalarda ilk majör kardiyovasküler olayların önlenmesinde de klinik faydaya dönüşmektedir. Bu bulgu, “olay olduktan sonra agresif tedavi” yaklaşımından “çok yüksek risk belirginleştiğinde daha erken agresif LDL-K düşürme” yaklaşımına geçişi desteklemektedir. “VESALIUS-CV, önceki kalp krizi veya inme öyküsü olmayan ve zaten yüksek yoğunluklu lipid düşürücü tedavi alan hastalarda, PCSK9 inhibitörlerinin —ve daha genel olarak statin dışı tedavilerin— kardiyovasküler olayları azaltabildiğini gösteren ilk çalışma olarak öne çıkmaktadır.” Güçlü yönler Birincisi, çalışma büyük ölçekli, randomize ve çift kör tasarıma sahiptir; bu durum seçilim ve gözlemci yanlılığını azaltır. İkincisi, klinik sonlanım odaklıdır; yalnızca LDL-K düşüşü değil, MI, inme, koroner ölüm ve revaskülarizasyon gibi hasta açısından anlamlı olaylar değerlendirilmiştir. Üçüncüsü, izlem süresi PCSK9 çalışmaları için görece uzundur ve tedavi etkisinin zaman içinde klinik sonlanıma yansımasına olanak tanımıştır. Dördüncüsü, ateroskleroz spektrumunun daha erken evresinde bulunan ancak yüksek mutlak riske sahip hastalarda kanıt boşluğunu doldurması nedeniyle pratiği etkileyebilecek niteliktedir. Eksik ve tartışmalı yönler En önemli tartışma noktası arka plan lipid tedavisinin optimizasyonudur. Hastaların %68’inin yüksek yoğunluklu statin kullanması güçlü bir yön gibi görünse de, ezetimib kullanımının yalnızca %20 olması dikkat çekicidir. Bu nedenle “plasebo kolu tedavisizdi” demek doğru değildir; fakat “her iki kolda da güncel agresif LDL-K hedefleri açısından basamaklı tedavi tam uygulanmamış olabilir” yorumu yapılabilir. Randomizasyon nedeniyle ezetimib kullanımında iki grup arasında belirgin dengesizlik bildirilmemiştir; sorun plasebo koluna özgü değil, tüm popülasyonun arka plan tedavi yoğunluğu ile ilgilidir. Günlük pratikte nasıl kullanılmalı? VESALIUS-CV sonrasında pratik yaklaşım, statin tedavisinin yerine PCSK9 inhibitörü koymak değil, risk temelli basamaklı yoğun LDL-K düşürme stratejisini güçlendirmek olmalıdır. Önce yaşam tarzı, yüksek yoğunluklu veya tolere edilen maksimum statin; ardından hedefe ulaşılamıyorsa ezetimib; buna rağmen LDL-K yüksek kalıyorsa ve hasta yüksek/çok yüksek risk profilindeyse PCSK9 inhibitörü gündeme alınmalıdır. Bu çalışma, özellikle önceki MI veya inme öyküsü olmayan fakat ateroskleroz kanıtı bulunan ya da yüksek riskli diyabeti olan hastalarda PCSK9 inhibitörü eklemenin klinik olay azaltımı sağlayabileceğini göstermektedir. Kaynaklar 1. Bohula EA, Marston NA, Bhatia AK, et al. Evolocumab in Patients without a Previous Myocardial Infarction or Stroke. N Engl J Med. DOI: 10.1056/NEJMoa2514428. |
| 2026 © Bu sitenin tüm hakları Türk Kardiyoloji Derneğine aittir. |