|
![]() |
| Türk Kardiyoloji Derneği Koruyucu Kardiyoloji ve Ateroskleroz Çalışma Grubu Elektronik Bülteni Yıl: 2 Sayı: 1 / 2026 |
|
KORONER ARTER KALSİYUM SKORU: 5N 1K
GİRİŞ
Aterosklerotik kardiyovasküler hastalık (ASKVH) önlenmesinde risk sınıflandırmaları, klinik karar alma sürecinin temel yapısını oluşturmaktadır. Geleneksel risk skorlama sistemleri (Framingham, PCE, SCORE2) populasyon düzeyinde başarılı olmakla birlikte, bireysel risk öngörüsünde gri alanlar yaratmaktadır. Bu boşluğu doldurmak amacıyla subklinik aterosklerozun noninvaziv ve kantitatif bir göstergesi olan Koroner Arter Kalsiyum (KAK) skoru son yıllarda klinik pratiğe giderek daha fazla entegre edilmektedir.
1. NE? (Koroner Arter Kalsiyum Skoru Nedir?)
Koroner kalsiyum, aterosklerozda plak stabilizasyonunu yansıtan dinamik bir sürecin parçasıdır. BT ile saptanan kalsifikasyon miktarı, koroner arterlerdeki toplam kalsifiye plak yükünü temsil eder ve majör kardiyovasküler olay (MACE) riski ile lineer bir korelasyon gösterir.
2. NEDEN? (Patofizyoloji ve Prediktif Değer)
KAK skorunun kullanılmasının nedeni, subklinik aterosklerozu ölçmek, risk öngörüsünü güçlendirmek, tedavi kararlarını bireyselleştirmek ve hasta uyumunu artırmaktır.
3. KİME YAPILMALI? (Hasta Seçim Kriterleri)
KAK skoru genel bir tarama testi değildir. Asemptomatik orta riskli bireylerde risk sınıflandırmasını iyileştirmek ve tedavi kararını netleştirmek amacıyla, erkeklerde ≥40 yaş, kadınlarda ≥45 yaş grubunda kullanılması önerilir. Statin kullanan hastalarda KAK skorunun yükselmesi her zaman kötüye gidiş anlamına gelmez; statinler plakları stabilize ederek kalsifikasyonu artırabilir. ESC 2025 Hiperlipidemi kılavuzuna göre statin kullanan hastalarda tedavi takibi KAK skoruyla değil, hastanın dahil edildiği risk kategorisinin (örneğin KAK >300 ise çok yüksek risk) gerektirdiği LDL-C hedeflerine (%50 düşüş ve <55 mg/dL) ne ölçüde ulaşıldığına bakılarak yönetilir. Bu nedenle, statin kullananlarda seri KAK takibi önerilmez. Farklı nedenlerle çekilen akciğer BT'lerinde saptanan koroner kalsiyum da ciddiye alınmalı ve tedavi kararına dahil edilmelidir. Ulusal Akciğer Tarama Testi (NLST) verilerine göre, şiddetli insidental KAK saptanan bireylerde tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin, kalsiyumu olmayanlara göre yaklaşık 5 kat daha fazla olduğu saptanmıştır. ESC 2025 Dislipidemi Kılavuzu ve ACC/AHA 2026 Dislipidemi Kılavuzu'na göre hastanın kardiyovasküler riskinin hesaplanandan daha yüksek olabileceğine dair güçlü bir kanıt olarak kabul edilmeli ve hastanın risk kategorisi ile LDL-C hedefleri bu bulgu ışığında yeniden değerlendirilmelidir. NOTIFY-1 çalışması rastlantısal KAK bulgularının hekime bildirilmesinin statin reçete edilme oranlarını %6,9'dan %51,2'ye çıkardığını göstermiştir.
5. NE ZAMAN? (Tedavi Zamanlaması)
2025 ESC Dislipidemi kılavuzunda KAK skoru tedavi kararında "risk değiştirici" olarak kullanılır:
NEREDE? (Çalışmalar ve Kılavuzlardaki Yeri)
ESC 2025 Dislipidemi kılavuzu KAK skorunu ve görüntülemede saptanan subklinik aterosklerozu, orta riskli bireylerde veya karar sınırındaki vakalarda bir "risk değiştirici" olarak Sınıf IIa (Kanıt B) seviyesinde önermektedir. ESC, özellikle KAK >300 olan bireylerin "çok yüksek risk" kategorisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. ACC/AHA 2026 Dislipidemi kılavuzu orta riskli ve seçilmiş sınırda riskli bireylerde tedavi kararı belirsizse KAK skorunu Sınıf 1 (Kanıt B-R) seviyesinde önermektedir. Büyük kohort çalışmaları KAK skorunun prognostik değerini güçlü biçimde ortaya koymaktadır. Multi-Ethnic Study of Atherosclerosis (2002–2004; n=6.814), 45–84 yaş arası asemptomatik ve çok etnikli bireylerde KAK ≥300 olanlarda 10 yıllık majör kardiyovasküler olay (MACE) riskinin %25,2’ye ulaştığını, buna karşın KAK=0 olanlarda bu oranın %3,6 olduğunu göstermiştir ve KAK skorunun geleneksel risk faktörlerinin ötesinde güçlü bir bağımsız öngörücü olduğunu ortaya koymuştur. Semptomatik popülasyonda ise SCOT-HEART (2014–2018; n=10.030), göğüs ağrısı ile başvuran orta riskli hastalarda KAK ile birlikte koroner BT anjiyografinin standart bakıma eklenmesinin 5 yıllık takipte miyokard enfarktüsü oranını %41 azalttığını göstermiştir. Ayrıca çok merkezli geniş veri setine sahip CAC Consortium (2018; n=66.636) analizinde, asemptomatik ve Framingham risk skoru hesaplanmış bireylerde KAK >100 olanlarda 10 yıllık kardiyovasküler mortalite için hazard oranı 9,8 bulunmuş, KAK=0 olan bireylerde ise daha düşük statin kullanımına rağmen uzun dönem olay oranlarının düşük seyrettiği gösterilmiştir. Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, KAK skorunun hem asemptomatik hem de semptomatik hastalarda risk öngörüsü ve tedavi kararlarını anlamlı şekilde yönlendiren güçlü bir araç olduğu anlaşılmaktadır.
SONUÇ
Koroner arter kalsiyum skoru, subklinik aterosklerozun güvenilir, tekrarlanabilir ve maliyet etkin bir ölçütü olarak günümüz kardiyoloji pratiğinde güçlü bir yer edinmiştir. Birincil korumada orta riskli hastalarda geleneksel risk hesabını tamamlayan, statin başlama veya erteleme kararını bireyselleştiren ve hasta-hekim iletişimini zenginleştiren bu araç, ACC/AHA ve ESC kılavuzlarında da birer öneri olarak yerini almıştır.
Kaynaklar
1. Visseren FLJ, et al. 2021 ESC Guidelines on cardiovascular disease prevention. Eur Heart J. 2021;42(34):3227-3337. |
| 2026 © Bu sitenin tüm hakları Türk Kardiyoloji Derneğine aittir. |