|
Kalp Yetersizliği Birliği
Yönetim Kurulu
Başkan:
Dr. Hakkı Kaya
Başkan Yardımcısı:
Dr. Selda Murat
Y.K. adına Koordinatör:
Dr. Ahmet Çelik
Üyeler
Dr. Anıl Şahin
Dr. Can Ramazan Öncel
Dr. İnci Tuğçe Çöllüoğlu
Dr. Nihan Kahya Eren
Dr. Sevgi Özcan
İleri Evre Kalp Yetersizliği, Kalp Nakli ve Mekanik Destek Sistemleri Alt Grubu
Üyeler:
Dr. Emre Demir
Dr. İbrahim Oğuz Karaca
Dr. Şeyda Günay Polatkan
Kardiyomiyopatiler Alt Grubu
Üyeler:
Dr. Cihan Öztürk
Dr. Seçkin Dereli
Dr. Senem Has Hasırcı
|
|
Geçmiş anket sonuçları
Bülten İstek Formu
|
  Randomized Clinical Trial of the Effectiveness of a Home-Based Intervention in Patients with Heart Failure: The IC-DOM Study. Rev. Esp. Cardiol. 2009; 62(4): 400-8.
KY Bülteni - Kalp Yetersizliği olan hastalarda ev temelli girişimlerin etkinliği (Prof. Dr. Çiçek FADILOĞLU)Kalp Yetersizliği olan hastalarda ev temelli girişimlerin etkinliği
Prof. Dr. Çiçek FADILOĞLU | Kalp Yetersizliği (KY) olan hastalarda hastane temelli tedavi ve bakımı takiben, kapsamlı ev temelli programlarının mortalite ve morbidite üzerinde etkisi bulunmaktadır. Hasta ve ailenin; ilaç, beslenme tedavisi, aktivite planlanması, semptomların kontrolü gibi tedavi rejimine uyum konusunda özellikle hemşirenin sorumlulukları bulunmaktadır.
Ekip yaklaşımı ile ev, hastane ve evde bakım kurumu üçgeni arasında yürütülen tüm hizmetlerde; etkin iletişimin sağlanması önem taşımaktadır. Çalışmanın amacı; hemşireler tarafından yürütülen evde bakım girişimlerinin, KY hastalarında mortalite ve hastaneye tekrar yatışları azaltıp azaltmadığı ve hastaların yaşam kalitesini geliştirip geliştirmediğinin incelenmesidir. Çalışmanın örneklemini kalp yetersizliği tanısı ile hastaneye yatan toplam 283 hasta oluşturmuştur. Çalışma girişim ve kontrol grubu olarak planlanmıştır. Hastaların izlem süresi 1 yıldır.
Çalışma sonuçlarına göre; kalp yetersizliği olan hastalarda ev temelli girişimlerin mortalite ve hastaneye tekrar yatışları azalttığı ve yaşam kalitesini yükselttiği görülmüştür. |
Giriş:
Kalp
Yetersizliği (KY) mortalite ve morbiditeyi arttıran ve toplumun sağlık bakım
maliyetinin yükselmesine yol açan bir hastalıktır. Eğer bu hastalar kalp
yetersizliğine, bunun önerilen tedavisine ve uygun yaşam tarzını benimserler
ise, hastaneye yatışlar büyük oranda önlenebilir. Kalp yetersizliği tedavisinin
önemli bir bölümü; evde bakım hizmetlerinin etkin kullanımını gerektirir.
Kalp
yetersizliğinde evde bakım programlarının amacı; hastaneye tekrarlı yatışları
azaltmak, hastaların prognozunu ve yaşam kalitesini iyileştirmektir. Bu alanda
yapılan birçok çalışmada farklı sonuçlar bildirilmiştir. Bu çalışmaların
bazılarında evde bakım girişimlerinin plansız hastaneye yatışları azaltabildiği
ve KY ilişkin mortaliteyi azalttığı rapor edilmiştir. Yapılan çalışmalarda; evde
bakım girişimlerinin maliyet etkili olduğu bildirilmektedir. Bunlara karşın,
bazı çalışma sonuçları da; bu tür girişimlerin hastaneye yatışları ve
mortaliteyi azaltmada etkili olmadığını belirtmişlerdir. Evde bakım girişimleri;
ülkelerin değişik sağlık sistemlerine sahip olmaları nedeniyle henüz bilimsel ve
kanıta dayalı bir şekilde ortaya konulmuş değildir.
Brotons ve
ark (2009) yaptıkları KY hastalarında ev temelli girişimlerin etkinliğini
inceleyen randomize deneysel bu çalışmada; hemşireler tarafından yürütülen evde
bakım girişimlerinin KY hastalarında mortalite ve hastaneye tekrar yatışları
azaltıp azaltmadığı ve hastaların yaşam kalitesini geliştirip geliştirmediğini
incelenmesi amaçlanmıştır.
Yöntem
Çalışma; 2
üniversite hastanesi ve 2 yerel hastanede evde bakım konusunda eğitim almış
hemşireler tarafından 283 hasta ile yürütülmüştür. Örneklem; kontrol (139 hasta)
ve girişim grubu (144 hasta) olmak üzere; herhangi bir yaşta, her iki
cinsiyette ve Framingham kriterlerine göre (2 majör kriter yada 1 majör ve 1
minör) sistemik hipertansiyon yada pulmoner sorunları olan dispne kökenli kalp
yetersizliğinden hastaneye yatmış hastalardan oluşmuştur.
Araçlar:
Hastalara;
sosyo-demografik ve klinik verilerini, tanısal testlerin sonuçlarını, aldıkları
ilaç tedavisini içeren standart bir anket formu kullanılmıştır. Minnesota Kalp
yetersizliği ile Yaşama (MKYY) ölçeği kullanılarak hastaların hastalığa ilişkin
yaşam kaliteleri değerlendirilmiştir.
Çalışma
sonunda; hastaların farmakolojik tedaviye uyumları; hipertansif hastalarda
geçerliliği saptanmış ve 4 sorudan oluşan, yaygın olarak kullanılan
Morisky-Green anket formu kullanılarak belirlenmiştir. Değerlendirmede,
hastanın, tüm sorulara doğru yanıt vermesi tedaviye uyumun iyi olduğu
düşündürür.
Hastanın,
sağlık bakımından memnuniyeti; 2 adet kapalı uçlu ve 0-10 arasında puanlanan 3
adet soru ile değerlendirilmiştir. Hastalar; hastalıkları hakkında aldıkları
bilgilerden ve sağlık profesyonellerinden duydukları memnuniyetleri
konusunda da sorgulanmıştır.
Girişim
Kontrol grubu:
Hastanede yatışı takiben rutin bakım için randomize olarak seçilen hastalar;
aile hekimlerine ve/veya bir kardiyologa yönlendirilmiştir. Taburculuktan sonra
hastalara, yılda bir kez ziyaret planlanmıştır.
Girişim
Grubu: Hastanedeki taburculuk planlaması sürecinde girişim grubuna alınan
hastalara; hastalıkları, önerilen farmakolojik ve non-farmakolojik tedavilerini
içeren ve bu çalışma grubu için özel olarak hazırlanan bir kitapçık yoluyla
bilgilendirme yapılmıştır. Bir yıl boyunca her bir hastanın evine aylık
ziyaretler planlanmıştır. Buna ek olarak hemşireler hastalarla her 15 günde bir
klinik durumu değerlendirmek üzere telefonla iletişim kurmuşlardır. Her ev
ziyaretinde hastalar; hastalıkları ve kötüleşme belirtilerinin farkındalığını,
önerilen ilaç tedavisine uyumu, uygun yaşam tarzı alışkanlıklarını içeren yoğun
bir eğitim almışlardır. Ayrıca hemşireler her vizite; hastaneden taburcu
olduğundan itibaren veya en son yapılan ev ziyaretinden itibaren hastanın var
olan tıbbi öyküsünü tanılamış ve fonksiyonel durumunu, yaşamsal belirtilerini
kontrol ve kayıt etmişlerdir. Hemşireler bu yapılandırılmış protokolü izleyerek,
yeni bir tedaviye başlamak veya var olan tedaviyi değiştirmek gerektiğinde;
hastanın aile hekimi veya kardiyolog ile iletişime geçmiştir. Her yapılan
ziyarette hastanın hastaneye tekrar yatışları, acile başvurma durumu, ayaktan
vizitler, hekim muayenesinde saptanan fonksiyonel sınıfı (NewYork Kalp Derneği
doğrultusunda-NYHA), ağırlık, kalp hızı, ödem varlığı gibi veriler, son hafta
içinde deneyimlediği klinik uyarıcı belirtiler, yaşam tarzı değişiklikleri ve
ilaç tedavisine uyumu, uygulanan tedavideki değişiklikler kaydedilmiştir.
Bulgular ve
Tartışma:
Tüm hastaların
yaş ortalaması 76.3 (SD:8.2)
yıldır ve %55.1’i kadındır. NYHA sınıflamasına göre kalp yetersizliğinin şiddeti
sınıf I-II olanların oranı % 8,8 ve sınıf III-IV olanların oranı ise %89.4’dür.
Girişim
grubundaki hastaların %31.8’inin, kontrol grubundaki hastaların ise %33.8’inin
sadece aile hekimleri tarafından, sırasıyla %4.9’unun ve %5.8’inin sadece
kardiyolog tarafından izlendiği görülmüştür. Ayrıca girişim grubundaki
hastaların %50’inin ve kontrol grubunda %36’sının izlem periyodu boyunca her iki
uzman tarafından izlendiği görülmüştür. Girişim grubundaki hastaların kontrol
grubundaki hastalara göre daha yüksek oranda her iki hekime de başvurmalarının
nedeni; evde bakım hemşiresinin saptadığı sonuçlar doğrultusunda yönlendirmeler
yapmasına bağlanabilir. Bu sonuçlar yazıda COACH çalışması sonuçları ile
karşılaştırılmıştır (Jaarsma ve ark. 2008). COACH çalışması sonuçlarında KY olan
hasta grubunda mortalite ve morbidite açısından belirgin bir fark bulunmamıştır.
Son yıllarda artan bir şekilde kalp yetersizliği hastalarında telemonitoring
sistemi; hem hastanın güveni, hem de sağlık profesyonellerinin etkin izlemi
açısından kullanılması önerilen bir sistemdir. Telemonitoring sistemiyle klinik
sonuçlar aile hekimi ve kardiyolog’un yanı sıra diğer profesyonellerle
(eczacılarla) de paylaşılabilir. Bu çalışmada; evde bakım ekibinde yer alan
eczacıların hastaların yaşam kalitelerini ve uyumlarını arttırmada etkin rolleri
olduğu ve bu artışların hastaneye tekrar yatışları büyük oranda azalttığı
saptanmıştır. GESICA çalışmasında telemonitoring sisteminin hastaneye tekrar
yatışları azalttığı, Holland ve ark. çalışmasında da tedaviye uyumu artırdığı
bildirilmiştir (GESICA 2006; Holland 2007).
Girişim
grubunda 19 hasta, kontrol grubunda ise 20 hasta kardiyovasküler nedenler ile
ölmüştür. Girişim grubunda kalp yetersizliği nedeniyle tekrar hastaneye yatış
sayısı ortalaması 1.01, kontrol grubunda 1.3 olarak saptanmıştır ve bu sonuçlar
istatistiksel olarak anlamlı değildir (Tablo 1). COACH çalışması sonuçlarına
göre kalp yetersizliği programlarında mortalite ve morbidite açısından belirgin
bir farklılık görülmediği belirtilmektedir.
Yaşam
kalitesiyle ilgili 198 (%70.2) hastada eksiksiz bilgi kaydedilmiştir. MKYY
puanları, 1 yıl içinde her iki grupta da azalmıştır. Bu puanlar girişim grubunda
başlangıçta 49.05 iken 1 yılsonunda 18.57’ye; kontrol grubunda ise 49.91’den
31.11’e düşmüştür. Çalışma sonunda; girişim grubundaki hastaların kontrol
grubundaki hastalara oranla istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha iyi
yaşam kalitesine sahip oldukları saptanmıştır (Tablo 2).
Çalışmanın sonunda önerilen tıbbi tedaviye uyumları; girişim grubundaki
hastaların %86.1 ve kontrol grubunda % 75.5 olarak bulunmuştur. Ancak aradaki bu
fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,057).
Hastaların memnuniyet durumları incelendiğinde; girişim grubundaki hastaların
hastalıkları konusunda aldıkları bilgiden ve sağlık profesyonellerinin
ilgisinden kontrol grubuna oranla istatistiksel olarak daha memnun oldukları
saptanmıştır (p=0,001) (Şekil 1). Girişim grubunda elde edilen olumlu sonuçlar
aldıkları eğitimin etkinliğine bağlanabilir.
Sonuçlar
Bu çalışmanın
sonuçları; KY olan
hastaların evde bakım uygulamalarının bu alanda özel olarak eğitilmiş hemşireler
ve diğer sağlık profesyonelleri tarafından yürütülmesinin; mortaliteyi ve
hastaneye tekrar yatışları azaltmada, hastaların yaşam kalitesini yükseltmede,
tedaviye uyumu ve aldıkları bakımdan memnuniyeti arttırmada etkili olduğunu
göstermektedir.
Evde bakım
programlarının her ülkenin gerçekleri ve olanakları doğrultusunda; sürekli,
sektörler arası iletişim ağının yapılandırılması ile multidisipliner ve
interdisipliner bir ekip işbirliği ile yürütülmesi, maliyet etkili bir uygulama
olan bilişim teknolojileri kullanılarak hasta izlemlerinin yapılması ve bu grup
hastalara yönelik maliyetlerin geri ödemeleri konusunda yasal düzenlemelerin
yapılması önerilebilir.

|