![]() |
Kalp Yetersizliği Elektronik Haber Bülteni Yıl: 2 Sayı: 11 / 2010 |
Geçmiş anket sonuçları Bülten İstek Formu |
Outcomes Following Surgical Ventricular Restoration for Patients With Clinically Advanced Congestive Heart Failure (New York Heart Association Class IV). Journal of Cardiac Failure Vol. 13 No. 6 2007
(J Cardiac Fail 2007;13:431-436) Dr. Murat Uğurlucan
Giriş Amerikan toplumunda yaklaşık 5.000.000 kişi konjestif kalp yetmezliği (KKY) tanısı almıştır. Bu gruba her yıl 500.000 yeni hasta dahil edilmektedir. Her türlü gelişmiş medikal tedaviye rağmen maalesef bu hastaların 300.000 kadarı bir yıl içerisinde kaybedilmektedir. Ayrıca bu hasta grubu yıllık sağlık harcamalarının çok önemli bir bölümünün kullanıldığı, hemen hemen senelik 6.000.000 hastanede yatışa sebebiyet veren populasyonu oluşturmaktadır. Her türlü optimal medikal tedaviye rağmen ileri konjestif kalp yetmezliği hastalarında 1-2 yıllık rapor edilen mortalite yaklaşık %40-50’dir. Ayrıca iskemik kardiyomyopati etiyolojisi ile KKY gelişen hastaların prognozu diğer nedenlerden dolayı KKY gelişmiş hastalardan daha kötüdür. İskemik kardiyomyopati nedeniyle New York Heart Association (NYHA) sınıf IV kalp yetersizliği mortalite için bağımsız bir risk faktörüdür. Bu durum NYHA sınıf II ve III hastalar için aynı oranda kötü değildir. Bu nedenle günümüzde bu grup hastalar için medikal tedavilere alternatif tedavi arayışları artarak devam etmektedir. Cerrahi ventriküler restorasyon (CVR) iskemik kardiyomyopati sonrası KKY gelişen hastalar için denenen, gelişmekte olan bir tedavi yöntemidir. Bir çok çalışmada CVR ile düzelmiş ejeksiyon fraksiyonu (EF), azalmış sol ventrikül volümleri, daha iyi NYHA fonksiyonel kapasitesi ve mükemmel sürvi elde edilebildiği bildirilmektedir. Yine bazı araştırmalar önceleri her türlü cerrahi tedavi için kontraendike olarak kabul edilen EF’si düşük (<%20), pulmoner hipertansif ve çok bölge myokard infarktüsü geçirmiş hastalarda da bu yöntemin başarılı olabileceğini savunmaktadırlar. Ek olarak, CVR ile ileri KKY’si olan hastalarda karşımıza çıkan intraventriküler mekanik senkronizasyon bozukluklarının ve nörohormonal değişikliklerin düzeltilebildiği belirtilmektedir. Cerrahi ventriküler restorasyon uygulaması yapılan bir çok merkezin sonuçlarının toplandığı RESTORE derlemesinin sonuçlarına göre 5 yıllık yaşam beklentisi %69 olmuştur. Bu kesinlikle yalnızca medikal tedavi uygulanan hastaların sonuçlarıdan (yaşam beklentisi aynı dönem için %10-40 arası) çok daha başarılıdır. Cerrahi ventriküler restorasyon uygun anatomisi olan (anterior ve apikal diskinezi ya da akinezi) hastalara NYHA sınıfına bakılmaksızın uygulanabilir. Ancak literatüre bakıldığında görülmektedir ki CVR sıklıkla kalp yetmezliğinin erken safhalarındaki (NYHA sınıf IV’ten ziyade NYHA sınıf II/III) hastalara uygulanmıştır. Doğal olarak da bu hasta grubunda yaşam beklentisi ve sürvi daha iyi olmuştur. Açık kalmış konu olarak daha ileri derecelerdeki KKY’si olan hastalarla yapılan çalışmalara da günümüzde hızla ağırlık verilmektedir.
Hastalar ve Metodlar Hakkında Özet Genel Bilgiler
Cerrahi ventriküler restorasyon ile koroner arter baypas greftleme (KABG) ve mitral kapak tamiri ya da replasmanı yapıldıktan sonra uygun intraventriküler büyüklük ölçülerek ventriküle orjinal eliptik şekli verilmeye çalışılmaktadır. İşlem anevrizma ya da başka nedenler dolayısıyla uygulanan Batista tarzı ventrikül rezeksiyon ve eksizyonunu içeren girişimlerden farklıdır. Cerrahi ventriküler restorasyonda sol ventrikül otolog ya da yabancı peç materyalleri kullanılarak istenen şekle ve konturlara getirilmeye çalışılmaktadır. İlk olarak Cooley ve arkadaşları tarafından ince duvarlı bir anevrizmanın rezeksiyonu ve ventrikülün primer olarak dikilmesi şeklinde uygulanmış olsa da CVR zaman içerisinde çeşitli modifikasyonlara uğramıştır. Günümüzde Cooley tarafından ilk defa gerçekleştirilen orjinal haliyle uygulanmamaktadır. Ventrikül rezeksiyonu hemen her zaman işlemin bir parçası olmaktan çıkarılmıştır. Cerrahi ventriküler restorasyona aynı zamanda ventriküler yeniden şekillendirme (re-modeling), cerrahi anterior ventriküler endokardial restorasyon (SAVER) ya da tekniklerin gelişmesi üzerinde bir çok çalışması olan Dr. Vincent Dor’un adıyla Dor prosedürü ismi verilebilmektedir. Uygun ventrikül büyüklüğünü ayarlayabilmek için piyasadaki yama materyalleri ile birlikte ventrikül ölçüm cihazları da satılmaktadır.
Sonuçlar Hakkında Özet Genel Bilgiler
Uzun dönem sonuçlarına bakıldığında cerrahi tedavi sayesinde NYHA sınıf IV ve NYHA sınıf II/III hastaların çoğunda NYHA sınıf I ya da II fonksiyonel kapasite elde edilmektedir. İyileşmedeki başarı NYHA sınıf II/III hastalarda daha yüksektir. Sürviye bakıldığında ise NYHA sınıf IV’teki hastaların operasyon sonrası yaşam süreleri NYHA sınıf II/III’e göre halen daha kısadır. Fakat bu sonuçlar medikal olarak tedavi edilen hastalarla karşılaştırılmayacak derecede daha başarılıdır. Yapılan çalışmaların sonuçları göstermektedir ki CVR ile objektif kardiyak ölçümlerde ve subjektif klinik fonksiyonlar hem NYHA sınıf IV hem de NYHA sınıf II/III hastalarda düzelme olmaktadır. Ayrıca preoperatif dönemde diğer grup hastalara göre daha kötü fonksiyonel parametreler ile birlikte EF, LVESVI, LVEDVI, SVI’si olan NYHA sınıf IV hastalarda bu özellikler CVR sonrası devam etmemektedir. Medikal olarak tedavi edilen hastalara göre NYHA sınıf IV’teki hastalarda cerrahi tedavi sonrası daha kaliteli yaşam ile birlikte daha uzun sürvi elde edilebilmektedir.
Tartışma
Cerrahi ventriküler restorasyon zaman içerisinde KKY tedavisinde yer edinmiş bir
yöntem olmuştur. Erken dönem sonuçları tek başına medikal tedavi alan hastalarla
karşılaştırıldığında kesin olarak daha başarılıdır. Yine aynı şekilde 3-5 yıllık
yaşam oranlarının %70-80 olarak bildiren yayınlar da mevcuttur. Ancak CVR
uygulaması başlangıçta KKY’si olan NYHA sınıf II/III hastalarında denenmiş,
genellikle NYHA sınıf IV hastalar kardiyak ya da kalp dışı her türlü cerrahi
girişim açısından kontraendike kabul edilmiştir. Fakat günümüzde artan cerrahi
tecrübe ve teknolojik gelişmeler sayesinde bu grup hastaya da cesaretle
yaklaşılabilir duruma gelinmiştir. Her ne kadar konu ile ilgili sınırlı çalışma
bulunsa da KABG ile birlikte CVR uygulamasının EF’si düşük (EF<%20), çok bölge
myokard infarktüsü geçirmiş, pulmoner hipertansif hastalarda da faydalı olduğu
yönündedir. Ayrıca KABG ile birlikte CVR uygulamasının tek başına KABG
uygulamasına göre daha üstün olduğu gösterilmiştir.
|
2008 - 2025 © Bu sitenin tüm hakları Türk Kardiyoloji Derneğine aittir. |