Hipertansiyon Çalışma Grubu

Ayın Makalesi

Güncel yayınlar ve hipertansiyon pratiğine yönelik bilimsel notlar.

Ayın Makalesi

Yoğun ve Standart Kan Basıncı Kontrolünün Hipertansif Hastalarda Kardiyovasküler Olaylar Üzerine Etkisi

Randomize kontrollü çalışmaların meta-analizi

Amaç

Hipertansiyon kardiyovasküler morbidite ve mortalitenin en önemli değiştirilebilir risk faktörüdür. SPRINT çalışması sonrasında yoğun sistolik kan basıncı kontrolünün (<120 mmHg) ek yarar sağlayıp sağlamadığı tartışılmaktadır. Bu meta-analiz, yüksek kardiyovasküler riskli hipertansif hastalarda yoğun (≤120 mmHg) ve standart (≤140 mmHg) SKB hedeflerinin etkinlik ve güvenliliğini değerlendirmiştir.

Yöntem

PRISMA ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilen meta-analize ACCORD, SPRINT, Wu 2019, RESPECT, ESPRIT ve BPROAD çalışmaları dahil edilmiştir. Toplam 39.811 hasta (ortalama yaş 64,8 yıl) analiz edilmiş, primer sonlanımlar majör kardiyovasküler olaylar, miyokard enfarktüsü, inme, kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış ve mortalite olarak belirlenmiştir.

Bulgular

Yoğun kan basıncı kontrolü; majör kardiyovasküler olaylarda %16, inmede %19, miyokard enfarktüsünde %17, akut dekompanse kalp yetersizliğinde %25, kardiyovasküler ölümde %27 ve tüm nedenlere bağlı mortalitede %13 relatif risk azalması sağlamıştır. Yoğun tedavi grubunda senkop riski anlamlı olarak artmıştır. Serum sodyumunun <130 mmol/L olma olasılığı daha yüksek bulunmuştur. Buna karşın semptomatik hipotansiyon, bradikardi ve kronik böbrek hastalığı progresyonu açısından anlamlı fark saptanmamıştır.

Sonuç

Bu meta-analiz, uygun seçilmiş ve tedaviyi tolere edebilen yüksek kardiyovasküler riskli hastalarda yoğun SKB kontrolünün yalnızca inme riskini değil, miyokard enfarktüsü, kalp yetersizliği ve kardiyovasküler mortaliteyi de anlamlı ölçüde azalttığını göstermektedir. Bununla birlikte <120 mmHg hedefi her hipertansiyon hastası için uygun olmayıp tedavi bireyselleştirilmelidir.

Yorum

Çalışmanın en önemli katkısı, SPRINT sonrasında yayımlanan güncel randomize çalışmaları tek analizde bir araya getirerek yoğun kan basıncı kontrolünün kardiyovasküler yararını güçlendirmesidir. Yaklaşık 40.000 hastayı kapsayan bu analiz, yoğun tedavinin yalnızca serebrovasküler olayları değil, miyokard enfarktüsü, kalp yetersizliği ve kardiyovasküler mortaliteyi de azalttığını göstermektedir.

Bu sonuçlar tüm hipertansiyon hastalarında sistolik kan basıncının 120 mmHg'nin altına düşürülmesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Çalışmaların çoğu yüksek kardiyovasküler riskli bireyleri içermektedir ve senkop riskindeki artış özellikle ileri yaşlı, kırılgan, ortostatik hipotansiyonu olan ve polifarmasi bulunan hastalarda dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir.

ESC 2024 Hipertansiyon Kılavuzu ile uyumlu olarak çoğu hasta için hedef <130/80 mmHg olmaya devam etmektedir. Buna karşın tedaviyi iyi tolere eden, yüksek kardiyovasküler riskli ve yakın izlenebilen seçilmiş hastalarda <120 mmHg hedefi düşünülebilir. Günlük pratikte amaç, her hastayı aynı hedefe ulaştırmak değil; hastaya özgü risk-fayda dengesi doğrultusunda güvenli ve sürdürülebilir kan basıncı kontrolü sağlamaktır.

Kaynak: Prizão VM, Morais BAAH, Souza MM, et al. Impact of intensive versus standard blood pressure control on cardiovascular events in hypertensive patients: a meta-analysis of randomized controlled trials. Journal of Hypertension. 2026;44:49-55.